DİĞER HASTALIKLARA BAK


Kalp Yetersizliği Nedir ?
( Kalp Yetmezliği Nedir ? )

Kalp yetersizliği, kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının içindeki kanı, her vuruşunda damarlara yeterli miktarda gönderememesi sonucu oluşur. Yani kalbin, vücudun ihtiyacını karşılayacak düzeyde kanı pompalayamamasına kalp yetersizliği denir. Bu sorun başka ciddi hastalıklara yol açabilir. Dokulara yeterli kan ulaşmadığı için oksijen de ulaştırılamaz. Önemli organlara ve kaslara kan akışının azalması hastayı zayıf ve bitkin düşürür. Kan akımındaki yetersizlik sonucu kan damarlarda birikir. Kalp kası zayıflamaya başlar ve böbrek su ve tuz tutulumunu artırır. Kol, bacak ve akciğer gibi organlarda sıvı birikimi olabilir. Beyin kanlanmasının azalması da bilinç düzeyinde değişikliklere yol açabilir.

Vücudumuz için gerekli oksijeni ve besini taşıyan kan, kalp sayesinde vücuda dağılır ve dokulara ulaşır. Bunu da bir pompa vazifesi görerek yapar. Kalp yetersizliğinde ise kalp çalışmaya devam eder, ama yeterli miktarda kanı dokulara ulaştıramaz. Dokulara yeterli kan ulaşmadığı için kalp yetersizliğinde vücudun diğer doku ve organları da zarar görebilir, zarar gören doku ve organlarda kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu nedenle kalp yetersizliği zamanında fark edilip, tedavi edilmesi gereken çok önemli bir hastalıktır.

Kalbin pompa görevini esas olarak karıncıklar görür. Kulakçıklar daha çok toplardamarlardan kanı alıp karıncıklara verme görevini yerine getirir. sağdaki kulakçık ana toplardamarlardan, soldaki kulakçık akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara verir. Sol karıncık temiz kanı vücuda pompalamaktan, sağ karıncık ise kirli temizlenmesi için akciğere göndermekten sorumludur. Dolayısıyla kalbin sol yada sağ tarafının etkilenmesine bağlı olarak kalp yetersizliğinin belirtileri de değişmiş olur. Sağ ve sol yetersizliği bir arada olduğu zaman bu durum Konjestif Kalp Yetersizliği olarak adlandırılır.

Sağ kalpteki bir bozukluk kendisini daha ziyade ödem, halsizlik, kilo artışı, karında şişlik ile belli eder. Hastanın ayaklarında ve ayak bileklerinde ödem oluşur. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar, hazımsızlık ve iştahsızlık görülür.

Sol kalpteki bozuklukta nefes darlığı ön plandadır. Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı verilir.

Kalp yetersizliği belirtileri nelerdir ?
Hastalığın belirtilerini bilmek hastalığın ağırlaşmadan düzeltilmesi bakımından çok önemlidir. Bazı belirtiler bize kalp yetersizliği olduğunu gösterir. Bir hastada bu belirtilerden biri ya da bir kaçı mevcut olabilir. Bu belirtiler şunlardır :

Nefes darlığı : Kalp yetersizliğinde ortaya çıkan nefes darlığı (dispne), başlangıçta efor ya da egzersiz ile ortaya çıkarken, zamanla daha düşük efor gerektiren aktivitelerde de belirmeye başlar. Tedavi edilmemiş ya da hastalığının ileri evresinde olan bireylerde nefes darlığı istirahat anında da mevcuttur. Kalp yetersizliği hastalarında gece uyku sırasında kanın akciğerlere yoğun hareketi nedeni ile gece gelen nefes darlığı görülebilir. Bu hastalar gece nefes almak için “balkona çıkma”, “pencere açma”, “yastık sayısını arttırarak uyuma”, bazen de oturarak uyuma yakınmaları ile başvururlar.

Yorgunluk, bitkinlik, halsizlik : Kanın kalp tarafından bacaklara ve ilgili kas dokularına yeterince pompalanamaması yorgunluk, bitkinlik, halsizlik gibi şikâyetlere yol açar. Bunun yanı sıra kalp yetersizliğinde sıvı birikimi ve kalp yetersizliği için kullanılan ilaçlar da bu şikâyetlere yol açabilir.

Şişlik ( ödem ) : Kalp yetersizliği hastalarında kanın yerçekimine bağlı ayak, bacak ve karın gibi vücudun alt bölgelerinde göllenmesi sonucunda bu bölgelerde sıvı birikimi, bir başka ifade ile şişlik (ödem) gelişebilir.

İştahsızlık : Kalp yetersizliğinde kan karında göllendiğinde bağırsak duvarında ödeme, mide-bağırsak sistemi hareketlerinin azalmasına yol açar. Bu nedenle iştahsızlık, bulantı, kusma ortaya çıkabilir. Bu belirtiler aynı zamanda, kalp yetersizliği için kullanılan ilaçlara bağlı olarak da gelişebilir.

Hızlı kilo değişimi : Kalp yetersizliği olan hastalarda hızlı kilo değişimi sık görülmektedir. Vücuttaki sıvı birikimine bağlı kilo alımı olabileceği gibi tedavi veya iştah azalmasına bağlı kilo kaybı da olabilir. Kendinizde kalp yetersizliği olduğundan şüpheleniyorsanız, her sabah tartılmanız ve 3 gün içerisinde 2 kilodan fazla kilo alırsanız doktorunuza başvurmanız faydalı olacaktır.

Öksürük : Kalp yetersizliğinde kanın akciğer dokusunda göllenmesi akciğerde sıvı birikimine, böylece nefes darlığı ve öksürüğe yol açar. Ayaklarda, bacaklarda, karında sıvı birikmesi ve şişlik genellikle sağ kalp yetersizliğinin, akciğerde sıvı birikmesi ise sol kalp yetersizliğinin olduğunu gösterir.

Gece sık idrara çıkma : Kalp yetersizliği hastaları gece sırt üstü yattıklarında ayaklarda, bacaklarda, karında göllenen kan yerçekimi etkisinden kurtularak tekrar aktif dolaşıma girer. Bunun sonucunda böbrekler bu “fazla hacmi “ algılarlar ve idrar yapımını artırırlar. Bu süreç, gece sık ve bol miktarda idrara çıkma ile sonuçlanır. Kalp yetersizliği tedavisinde yaygın şekilde kullanılan “idrar söktürücü ilaçlar” da benzeri yakınmalara yol açabilirler.

Baş dönmesi, göz kararması, bayılma : Kalbin zayıflamış pompalama gücü bazen beyne az kan gitmesi ile sonuçlanabilir. Bu durumda baş dönmesi, göz kararması bazen de bayılma gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Kalp yetersizliği seyrinde sık olarak görülen önemli ritim bozukları da benzeri yakınmaları doğurabilir.

Kalp hızında artış : Kalp yetersizliğinde, kalbiniz yeteri kadar kanı pompalayamadığından bu durumu telafi etmek için daha hızlı atar.

Depresyon ve anksiyete : Kalp yetersizliği olanlarda depresyon, tedirginlik, huzursuzluk ve sıkıntı hissi yaygındır. Hastalığınızın semptomları sizin yorgun, bitkin ve sinirli hissetmenize neden olarak normal sosyal aktivitelere katılımınızı engelleyebilir.

Kalp yetersizliği tansı nasıl konur ?
Doktorunuz şikayetleriniz ve tıbbi özgeçmişiniz hakkında size birçok soru soracaktır. Kalp yetersizliğine neden olan durumlar (kalp damar hastalığı, şeker hastalığı, kalp kapağıyla ilgili hastalıklar, hipertansiyon v.b.), sigara kullanımı, kullandığınız ilaçlar, alkol alımı gibi durumlar hakkında bilgi alınacaktır.

Daha sonra kalp yetersizliğini belirlemede bazı testler yapılır. Bu testler sonucunda kalbin bir kasılmada pompaladığı kan miktarı ve kalple akciğerin vücuda nasıl oksijen sağladığına bakılır. Ayrıca hastaların egzersiz sırasında sarfettiği oksijen miktarını öğrenmek için efor kapasitesine bakılır. Bu da kalp-akciger egzersiz testleri ile sağlanır.

Kalp yetersizliği tansı için uygulanan testler nelerdir ?
Kalp yetersizliği tansı konulabilmesi için bir takım testlerin yapılması gereklidir. Bu testlerden bazıları şunlardır :

Kan tetkikleri : Kan testleri böbrek, karaciğer ve guatr bezlerinin fonksiyonlarını göstermek, kolesterol seviyeleri ve kansızlık (anemi) araştırmak amacıyla yapılır. Anemi bir kişinin kanında alyuvarlar içinde oksijen taşıyan hemoglobin isimli maddenin yetersiz olmasıdır.

Akciğer röntgeni : Hemen uygulanabilen, ucuz bir test olmasına karşın, kalp yetersizliği konusunda önemli bilgiler verir. Akciğer röntgeninde kalp gölgesinin genişlemiş olması ve akciğerlerde sıvı birikiminin gözlenmesi kalp yetersizliği tanısını destekler. Ancak akciğer röntgeninin normal olması kalp yetersizliği olmadığını göstermez.

Diğer radyolojik görüntüleme yöntemleri : Gerekli görüldüğü taktirde nükleer tıp, manyetik rezonans (MR), bilgisayarlı tomografi(BT) gibi tetkikler de kalp yetersizliği tanısı koymak için uygulanabilir.

ElektroKardiyoGrafi (EKG) : Kalp yetersizliği hastalarının büyük bir çoğunluğunda EKG’de anormal bulgular gözlenir. Geçirilmiş kalp krizi, ciddi ritim bozuklukları, kalp kasının kalınlaştığını düşündüren bulguların görülmesi kalp yetersizliği olma ihtimalini artırır. Akciğer röntgeni ve EKG’sinin ikiside normal olan bir kişide kalp yetersizliği olma ihtimali oldukça düşüktür.

Ekokardiyografi : Kalp yetersizliği tanısında kullanılan en değerli test olarak bilinir. Kalp yetersizliğinden şüphelenildiğinde mutlaka yapılması önerilir. Yüksek frekanslı ses dalgalarının, göğüs kafesine uygulanan transduser yardımıyla kalbe gönderilmesi ve yansıyan dalgaların hareketli kalp görüntüleri şeklinde kaydedilmesi yöntemiyle çalışır. Ekokardiyografi ile kalp boşlukları, kalp kapakları, kalp kasının fonksiyonları detaylı olarak incelenebilir.

Kalbin kasılma fonksiyonun güvenilir bir parametresi olan Ejeksiyon Fraksiyonu (EF) her kalp atışında kalbin kendine gelen kanın ne kadarını pompaladığını gösterir. Ekokardiyografi ile sağlıklı bir şekilde ölçülebilir. EF, Normal EF 50-70 arasındadır (yani kalp, kendine gelen kanın 50-70'ini vücuda pompalamaktadır). Yüzde 40’ın altındaki EF değerleri genellikle sistolik yetersizliği tanısını koydurur. Diyastolik kalp yetersizliği hastaları sıklıkla normal EF’ye sahiptirler ve kalbin gevşeme fonksiyonları hakkında değerli bilgiler verir.

Kalp anjiografisi : Kalp damar hastalığına bağlı tekrarlayan göğüs ağrısı yakınmasıyla birlikte kalp yetersizliği bulguları gösteren hastalarda uygulanması önerilir. Kasık veya koldaki atardamara kateter adı verilen ince bir tüple girilip buradan kalbi besleyen atardamarlara kontrast madde verilerek filme alınır. Bu yöntemle kalbi besleyen atardamarlardaki darlık ve tıkanıklıklar net şekilde görülebildiği gibi, kalbin kasılma fonksiyonu, kapaklar hakkında değerli bilgiler edinilir.

Kalp yetersizliği tedavisi nasıl yapılır ?
Kalp hastalarında doğru beslenme çok önemlidir. Bunun için yemek miktarını azaltmak gerekir. Hastaya sulu besinler önerilir. Çünkü katı besinlerin sindirimi daha uzun sürer ve bu besinler kalbin yükünü artırır. Bu nedenle besinler iyi çiğnenmeli ve gerekenden fazla yemek yemekten kaçınılmalıdır. Yağ ve tuz alımını da önemli miktarda azaltmak gerekir. Tuz, vücutta su tutumunu arttırdığı için vücuttaki şişliğin azalmasını engeller. Eğer tuz az alınırsa idrarla su atımı artar ve böylece şişlik (ödem) azalır. Böylece kalbin yükü azalır.

Tedavinin başarılı olması için hasta mutlaka sigarayı bırakmalıdır. Çünkü sigara kalp kasına oksijen gitmesini engeller ve kas dokusu beslenemez. Kalp yetersizliği olan hastalar dinlenmek zorundadır ve ağır güç gerektiren yorucu işlerden uzak durmaları gerekir. Ama nasıl ki hareketsiz yaşam süren bir insan güç ve kondisyon kaybı yaşıyorsa kalp kası da güç kaybeder. Bunu önlemek için doktor kontrolünde egzersiz programı uygulanmalıdır.

Bir diğer tedavi de ilaçla yapılır. Genellikle digoxin, diüretikler ve ACE inhibitörleri kullanılır. Digoxin sayesinde kalbin kanı pompalama gücü arttırılır. Digoxin kalbin atım düzenine de katkı sağlar. Diüretikler su ve tuzun vücuttan idrar yoluyla atılmasını sağlar ve böylece şişlikler azalır. ACE inhibitörleri damarları gevşetir ve kan akımını sağlar. Böylece fazla kan etkili şekilde pompalanır.

Kalp yetersizliği olanlar nelere dikkat etmelidir ?
Kalp yetersizliği olanlar yaşam kalitelerini artırabilmek ve yaşam sürelerini uzatabilmek için
şunlara dikkat etmelidirler :

Yaşam tarzına adaptasyon : Kalp yetersizliği, yaşam boyu tedavi gerektiren kronik bir hastalıktır. Nadiren, tamamen normale döner. Bu nedenle kap yetersizliği olan hastalar kendilerini bu hastalıkla yaşamaya alıştırmalı ve yaşam tarzlarını bu doğrultuda değiştirmelidirler. Doğru bir tedavi ve destek olduğu takdirde ve hastalığın durumuna göre sınırları bilmek kaydıyla kalp yetersizliği olan hastalar yapmak istedikleri faaliyetlerin çoğunu yapabilirler.

Kilonuzu korumak : Kalp yetersizliği vücut ağırlığınızda hızlı değişikliklere neden olabilir. Kısa zaman içerisinde istemsiz kilo kaybı ciddi bir durumun habercisi olabilir. Yeterli miktarda kalori almamaya, hareketsizliğe veya kalp yetersizliğinden dolayı kas kitlesi kaybına bağlı gelişebilir. Ayrıca idrar söktürücü ilaç dozunuzun fazla olduğu anlamına da gelebilir.

Tuz tüketimi : Kalp yetersizliği hastalarında tuz tüketimini kontrol altına almak önemlidir. Tuz tüketimini azaltmak için öncelikle masalardan ve görünür yerlerden tuzlukları kaldırmak, daha fazla sebze meyve tüketmek, yağ oranı düşük ve işlenmemiş gıdaları tercih etmek, tahıl ve balık tüketimini artırmak gerekir.

Sıvı alımı : Kalp yetersizliği olan çoğu hastada günlük alınması gereken toplam sıvı miktarı 1.5-2 litre civarındadır (bu miktara su, çay, kahve,meyve suları, çorbalar, süt ve gazlı içecekler dahildir). Günlük sıvı tüketimini azaltmada büyük bardak ve kupa yerine küçük bardakları tercih etmek, bir defada fazla miktarda sıvı almak yerine az miktarda gün içerisine yaymak ve suyu ve meyveleri soğuk olarak tüketmek faydalı olabilir.

Alkol tüketimi : Eşlik eden kalp hastalığınız olduğunda fazla miktarda alkol tüketmek kalp hızınızı ve kan basıncınızı yükseltir. Alkol bağımlılarında, alkolik kardiyomiyopati denilen kalp yetersizliğine sebep olabilir. Genel bir öneri olarak günlük alkol tüketiminin 1-2 bardağı geçmemesi önerilir (bir bardak içecek tipik olarak bir şişe bira veya bir kadeh şarabı veya benzer miktarda alkol içeren eşdeğerlerini ifade eder). Kalp yetersizliğine bağlı şikayetleriniz ciddi ise alkol tüketiminden tümüyle uzak durmalısınız.

Potasyum alımı : Rahatsızlığınız için idrar söktürücü ilaç kullanıyorsanız potasyum kaybı olabilir. Bu durumda doktorunuz ilaçlarda değişiklik yapabilir veya muz, portakal, kuru erik, soya fasulyesi, patates, kavun, karpuz ve balık gibi potasyumdan zengin gıdaları tüketmenizi önerebilir. Potasyum düzeyiniz yüksekse potasyum kısıtlayıcı diyet de önerilebilir.

Yağ ve kolesterol : Diyetinizin meyve, sebze, balık, kümes hayvanlarının eti, yağsız et, tahıl ve soyayı yeterli oranda içermesine ve tükettiğiniz yağların mümkün olduğu kadar doymamış yağlardan olmasına dikkat edin.

Aktivite ve egzersiz : Kalp yetersizliği olan hastaların büyük çoğunluğunda faydalıdır. Egzersiz programına başlamadan, yaptığınız egzersizin miktarını artırmadan veya tipini değiştirmeden önce kalbinizin üzerine taşıyabileceğinden daha fazla yük yüklemediğinizden emin olmak için doktorunuza danışın. Egzersize her zaman ısınma hareketleriyle başlayın ve bitirirken tempoyu yavaş yavaş düşürün. Soğuk veya rüzgarlı havada ısınma hareketlerini dışarı çıkmadan önce yapmanız önerilir. Yürüyüş yapmak egzersiz için güzel bir başlangıçtır. Zaten yürüyüş yapıyorsanız, bisiklete binmeyi veya yüzmeyi deneyebilirsiniz. Her zaman yaptığınız aktiviteye yavaşça başlayın ve forma girdikçe miktar ve şiddeti tedricen artırın. Nefes darlığı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, bulantı veya soğuk terleme hissederseniz yaptığınız egzersizi hemen durdurun. Ağır bir yemekten sonra veya uzun bir açlıktan sonra egzersiz yapmayın. Hafif bir yemekten 1-2 saat sonra egzersiz yapın. Nefes tutma, direnç ve ani hareket gerektiren egzersizlerden kaçının.

Sigara kullanımı : Sigara kullanmak kanınızın oksijen taşıma kapasitesini etkiler, kan basıncınızı artırır, damarlarınızda yağ birikimi ve tıkanıklık oluşumuna neden olur. Bütün bunlar kalp yetersizliğini olumsuz etkiler. Sigarayı bırakmak, hiçbir zaman geç değildir ve sigarayı bırakmak kalbiniz için çok faydalıdır.

Seyahat : Kalp yetersizliğiniz kontrol altında ise hafif orta seviyeli seyahatinize bir engel yoktur. Uzun süreli seyahatlerde özellikle uçaklarda oturur vaziyette durmak ayak bileklerinizde şişmelere ve bazen kramplara neden olabilir. Ayaklarınızı düzenli olarak hareket ettirmek ve uçak içerisinde gezinmek faydalı olabilir. Bazı durumlarda doktorunuz uçuş sırasında damarlarınızda pıhtı oluşumunu önlemek için diz üstü destek çorapları giymenizi önerebilir. Seyahate çıktığınızda bütün ilaçlarınızı yanınıza alın.

Araç kullanmak : Kalp yetersizliği olan çoğu kişi güvenli bir şekilde araç kullanabilir ancak daha önce ritim bozukluğuna bağlı bilinç kaybı (bayılma) öyküsü olanlar doktoruna danışmalıdır. Şoförlük yapanların durumlarını gözden geçirmek gerekebilir ayrıca bazı ülkelerde kalp yetersizliği olanların şoförlük yapması yasaktır. Kalp pili olması genellikle araç kullanmaya ve şoförlük yapmaya engel değildir.

Çalışmak : Çoğu kişide kalp yetersizliği yeteri kadar tedavi ve kontrol edilebilir ve hastalar uzun yıllar tam zamanlı olarak çalışmaya devam edebilirler. Kişi özelinde bakıldığında çalışabilmeyi kalp yetersizliğinin sebebi, ciddiyeti ve kişinin yaptığı iş belirler. İşinizin çalışma saatlerinde veya ağırlığında değişiklik yapılması gerekebilir. İşinizde giderek daha fazla zorlanmaya başlarsanız tedavinizde değişiklik gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışabilirsiniz ve/veya iş ortamınızda durumunuza uygun değişiklik yapılabilip yapılamayacağı konusunda işvereninize başvurabilirsiniz.

Aşılanma : Grip ve zatürre gibi bulaşıcı enfeksiyonlar hastalığınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Grip ve zatürreye karşı koruma sağlayacak güvenli aşılar mevcuttur. Kalp yetersizliğiniz varsa bu aşıları yaptırmak sizin için faydalı olacaktır.

Sosyal ilişkiler : Kalp yetersizliğinin etkili tedavisi genelde bir takım oyunu gerektirir. Aile bireyleriniz sizi destekleyerek mümkün olduğu kadar aktif bir yaşam sürmenizde anahtar rol oynayabilirler. Kan basıncı ve kalp hızı ölçümü, ilaçlarınızın düzenlenmesi gibi tedavi planlarına aile bireylerinizi dahil edin. Ailenizle birlikte ortak aktiviteler düzenleyin (beraberce dışarı çıkmak, sağlıklı yemekler hazırlamak). Yardım kabul etmekle birlikte mümkün olduğu kadarıyla bağımsız kalmak istediğiniz konusunda onları bilgilendirin.

Cinsel yaşam ve kalp yetersizliği : Çoğu hasta durumları kontrol altında olmak kaydıyla normal cinsel yaşamlarına devam edebilir. Aşağıdaki önerilere uymanız daha rahat ve güvenli bir cinsel yaşam için faydalı olacaktır :

- Cinsel aktivite için stresli olmadığınız, dinlenmiş ve rahat olduğunuz zamanları seçin

- Ağır bir yemekten sonra veya aşırı miktarda alkol aldıktan sonra cinsel aktiviteden kaçının

- Cinsel aktivitenizi çok sıcak veya soğuk olmayan, bildiğiniz ve rahat hissettiğiniz bir ortamda yapın. İlişki sırasında herhangi bir rahatsızlık, yorgunluk veya nefes darlığı hissederseniz ilişkiye devam etmeden önce bir süre dinlenin. Sertleşme (impotans) veya boşalma gibi problemler için oldukça etkili tedavi yöntemlerinin olduğunu bilin. Bu yöntemlerin çoğundan doktorunuzun onayı alınmak kaydıyla faydalanılabilir.


Kalp Yetersizliği
BURADA YAZANLAR BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR , TEŞHİS ve TEDAVİ İÇİN KULLANILAMAZ.
TEŞHİS ve TEDAVİ İÇİN UZMAN DOKTORA BAŞVURULMASI GEREKLİDİR.