DİĞER HASTALIKLARA BAK


Migren :

Migren, hastanın günlük yaşamanı etkileyebilen, gün içerisindeki gerçekleştirdiği aktivitelerde kısıtlılık yaratabilen bir baş ağrısı tipidir. Sıradan bir baş ağrısı olmayıp tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklardan biridir.

Genellikle ense, şakak veya göz çevresinde başlar ve ağrının çeşitine göre hareket ettikçe kötüleşebilir. Ağrıya çoğu zaman ışığa ve sese hassasiyet, bulantı, kusma gibi durumlar eşlik edebilir. Migren hormonlarının aktif olduğu genç yaşlardaki kadınlarda görülme sıklığı erkeklerin üç katına ulaşmaktadır.

Hastaların ışık almayan bir oda da uyumak istemeleri veya kusma hissi migren atağını hafifletmeye veya sonlanmasına destek olur. Bu ataklar kişilerde farklılık gösterebilir örneğin; aralıklarla yaşanan migren atakları “episodik migren” olarak adlandırılır.

Ataklar son üç aylık süre içinde ayda on beş gün ve üzerinde oluyorsa buna “kronik migren” denir. Kronik migrene genellikle kaygı bozuklukları, depresyon ve uyku sorunları eşlik edebilir. Kronik migren tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Birçok migren atağı “aurasız migren” türü olarak görülür. Aurasız migren hastalarının baş ağrısına eşlik eden diğer durumlar; bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyettir.

Auralı migren hastaları ise baş ağrısı atakları başlamadan önce 5 dakika ile 60 dakika arasında değişen “aura” atakları yaşayabilir. Aura atakları geçici olarak yaşanan nörolojik bir bozukluk olarak bilinir.

Geçici olarak yaşanan nörolojik bozuklukta hastalar hem görsel, hem duyusal (kelimeleri bulamama, uyuşma veya karıncalanma gibi) olarak etkilenir. Bunların arasında en sık yaşanan görsel auradır. Görsel aurada hastalar atak öncesinde parlak ışık çakmaları veya görme alanında sorunlarla karşılaşabilir.

Migren ve baş ağrısı ataklarını önlemede ilaç tedavileri yardımcı olabilir. Yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişiklikler ve doğru ilaç tedavisi ile sonuç başarılı olacaktır.

Migrenin Belirtileri Nelerdir ?

Migrenin belirtileri nelerdir ? Migrenin evreleri nelerdir ?
Migren atakları genellikle 20 ila 30 yaş arasında başlar, fakat baş ağrısı atakları çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşanabilir. Migrenin evreleri dört bölüme ayrılabilir: prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom dönemleri. Her migren atağında tüm evrelerle karşılaşılmayabilir.

Prodrom ( haberci ) :
Bu evre baş ağrısından saatler ya da günler öncesinde oluşmaktadır. Baş ağrısı başlamadan saatler ya da günler öncesinde, hastalar yaklaşan migren atağı için uyarıcı küçük değişiklikleri fark edebilebilirler :

- Kabızlık

- Depresyon

- Ruh hali değişiklikleri, karamsarlık, huzursuzluk

- Yeme isteği

- Boyunda sertlik ve boyun tutulması

- Artan susuzluk ve idrara çıkma

- Sık esneme

Aura :
Hastaların büyük kısmı aurasız ataklar yaşar. Auralı hastalarda ağrı öncesinde veya sonrasında nörolojik bozukluklar yaşanabilir. Migren ağrısından ortalama 20 dakika önce oluşur. Ağrı esnasında da ağrıya eşlik eden bir evredir.

Auralı ataklarda hastalar; dokunma hislerinde güçsüzlük (duyusal), konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, tek taraflı görme kaybı, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler ve siyah noktacıklar görme, uyuşma veya karıncalanma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.

Atak ( baş ağrısı ):
Tedavi edilmeyen migren atakları kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Ataklar nadir olabildiği gibi ayda veya haftada birkaç defa da olabilir. Genellikle kademeli olarak başlayan orta ve çok şiddetli baş ağrılarından oluşan evredir.

Ağrının süresi 2-72 saat arasında değişmektedir. Tek taraflı, zonklamayla kendini gösteren, fiziksel aktiviteyle şiddetlenen ağrılardır. Yetişkinlerde bu evre 4-72 saat arasında değişirken, çocuklarda 1 saatten daha az sürmektedir.

Hasta migren atağı sırasınra; kalp atışı şeklinde zonklama, mide bulantısı – kusma, ışık – ses ve hatta dokunmaya karşı aşırı hissiyat, bulanık görme, baş dönmesi, burun tıkanıklığı, ishal, sık idrara çıkma, boyunda sertleşme ve bazı durumlarda baygınlık yaşayabilir.

Postdrom ( atak sonrası - ağrı sonrası ) :
Migrenin etkileri ağrı geçtikten birkaç saat hatta birkaç gün boyunca bile sürebilir. Buna postdrom denmektedir. Postdrom ( atak sonrası - ağrı sonrası ), hasta kendini bitkin, tükenmiş ve az da olsa rahatlamış hisseder.

Hasta 24 saat içerisinde; güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk, kafada bir ağırlık ve sersemlik, kavramada zorluk, mide ve bağırsak hareketlerinde değişiklik, ışık ve sese karşı hassasiyet yaşayabilir.

Ribaund ( geri tepme ) migren nedir ?
Ribaund migren, aşırı ağrı kesici kullanımı sonucunda ortaya çıkar. Ağrı kesiciler çok kullanıldığında, vücut er ya da geç ağrı kesicilere dirençli hale gelir.

Her yeni dozda ilacın etkinliği azaldıkça ağrı geri gelir, hastanın daha fazla ilaç almasına, ağrı kesici dozajının arttırılmasına ve dolayısıyla direncin daha da artmasına yol açar. Bu aşırı kullanım, ağrınızın azalmasını sağlamadığı gibi baş ağrılarını başlatır.

Ribaund baş ağrıları hem reçetesiz satılan hem de reçeteli ağrı kesicilerde görülebilir. Ayrıca baş ağrısı dışında başka bir ağrı için aldığınız zaman da meydana gelebilir.

Direnci artmış olan kişilerde migrenler daha sık ve şiddetli gerçekleşir. Birçok şikayetçi kullandığı ağrı kesicileri değiştirerek direnci en alt seviyede tutmaktadır.

Migrenin nedenleri nelerdir ?
Migrenin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik veya çevresel faktörlerinde rol oynadığı bilinmektedir. Atakların ortaya çıkmasında, serotonin de dahil olmak üzere beyin kimyasallarında yaşanan dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir.

Migren atakları sırasında beyin zarlarında (meninks) ağrıyı ortaya çıkaran bazı kimyasallar salgılanır ve bu da migren ağrısının ortaya çıkamasına yol neden olur. Kalsitonin gen-ilişkili peptid (CGRP), migren ağrısında rol oynayan önemli kimyasal ileticilerden birisidir.

Migreni neler tetikler ?
Migren ataklarını tetikleyebilen bir çok unsur vardır.

- Kadınların yaşamış olduğu hormonal değişiklikler sebebiyle migren ataklarının ortaya çıkması kolaylaşır. Östrojen dalgalanmaları birçok kadının baş ağrılarını tetikleyebilir. Migren öyküsü olan kadınların, östrojen seviyesinde bir azalma yaşandığında adet öncesi ya da devamında baş ağrısı yaşayabilirler. Hamilelik veya menopoza girme dönemi migrenin ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi, var olan migren ataklarının seyrini değiştirebilir.

- Oral kontraseptif (doğum kontrol hapları) ve hormon replasman (yerine koyma) tedavisi gibi hormon ilaçlar da migrenin seyrini kötüleştirebilir.

- Bazı gıda maddeleri; eskimiş peynir, tuzlu ve işlenmiş gıdalar migreni tetikleyebilir. Birçok yiyecekte bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamatın, migreni tetikleyebildiği bilinir.

- Yemek düzeninin değişmesi öerneğin; öğün atlamak ya da aşırı yemek de migren atağının ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

- İçecekler; Alkol, özellikle şarap ve yüksek kafeinli içecekler migreni tetikleyebilir.

- Stres, migren ataklarında önemli bir rol oynar. İşte veya ev hayatında yaşanan stres sık migren ataklarının nedenlerinden olabilir.

- Yüksek sesler, parlak ışıklar ya da güneş ışığına maruz kalmak migren atağını başlatabilirler. Bazı koku çeşitleri önerğin; parfüm de dahil olmak üzere, tiner, sigara dumanı gibi bazı kokular migren atağını tetikleyebilir.

- Uyku ve uyanıklık düzenindeki değişiklikler de migrenin bilinen tetikleyicilerindendir. Uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar ve jet lag gibi durumlar migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir.

- Cinsel aktivite ya da yoğun fiziksel efor migren ataklarını ortaya çıkabilir.

- Çevredeki havai basınç veya barometrikdeğişiklikler migreni tetikleyebilir.

- İlaçlar; nitrogliserin gibi vazodilatörler (damar genişleticiler) veya oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları) migreni kötüleştirebilir.

Migrene neden olabilecek risk faktörleri nelerdir ?
Aşağıda nedenler, kişide migren ortaya çıkma riskini arttırabilir :

- Eğer migrenli bir aile üyesi varsa, kişide migren gelişme ihtimali artar.

- Migren, herhangi bir yaş döneminde ortaya çıkabilir. Ergenlik dönemiyle birlikte hormonal değişiklikler migrenin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Ancak migren atakları genellikle 20-30 yaş aralığında başlar. Takip eden yıllarda yavaş yavaş migren ataklarının şiddet ve sıklığında azalma görülebilir.

- Kadınlarda migren, erkeklere oranla daha sık görülür. Çocukluk döneminde migren sıklığı erkeklerde daha fazladır, ancak ergenlik dönemi ve sonrasında kızlarda görülme sıklığı erkeklere oranla belirgin olarak artış gösterir.

- Migrenli kişilerde, baş ağrısı adet döneminin hemen öncesinde veya başlangıcından sonra ortaya çıkabilir.

- Hamilelik veya menopoz sırasında da migrenin karakteri, görülme sıklığı değişebilir. Migren genellikle menopoz sonrasında geçer. Bazı kadınlar migren ataklarının gebelik sırasında başladığını ya da kötüleştiğini söyleyebilir. Birçok migren hastasında, gebelik sürecinde migren atakları görülmez. Ancak migren genellikle doğum sonrası dönemde yeniden ortaya çıkar.

Migrenin neden olabileceği istenmeyen sonuçlar nelerdir ?
Bazen migren ağrısını kontrol etmeye çalışmak farklı sorunların oluşmasına neden olabilir :

- Mide ve bağırsak hastalıkları : Bazı yüksek doz veya uzun bir süre alınan ağrı kesiciler, özellikle karın ağrısı, kanama, gastrit, ülser gibi mide ya da bağırsak hastalıklarına sebep olabilir.

- Aşırı ilaç kullanımı sonucunda baş ağrısı : Son üç ay içerisinde ayda on günden fazla yüksek doz reçeteli veya reçetesiz ilaç almak ciddi, hiç geçmeyen, sürekli olabilen ilaç aşırı kullanım baş ağrısına neden olabilir. Aşırı ilaç kullanımı baş ağrısı, ilaçların ağrı giderici özelliklerini kaybetmesi ve kendileri baş ağrısına neden olmaya başladıklarında ortaya çıkar. Bu kısır döngü daha fazla ağrı kesici kullanmayı gerektirebilir. Ancak bu da ağrıyı gidermemekle birlikte sadece baş ağrısının daha da kronik hale gelmesine sebep olacaktır.

- Serotonin sendromu : Serotonin sendromu nadir fakat potansiyel olarak yaşamı tehdit eden vücudun aşırı serotonine maruz kalmasıdır. Serotonin sendromu açısından dikkatli olunmalı ve ilaçlar doctor kontrolünde kullanılmalıdır.

- Kronik migren : Migren atakları süreğen hale gelebilir. Son üç ayda içerisinde ayda 15 gün veya daha fazla ağrılı gün sayısı olan kişilerin kronik migren açısından nöroloji uzmanı ile görüşmeleri önerilir.

- Migren statusu : Migren atağı tedavi edilmezse veya yetersiz tedavi edildiği durumda 4 ila 72 saat sürebilir. Üç günden uzun süren şiddetli migren atakları “migren statusu” denilir.

- İnfarkt (damar tıkanıklığı) olmadan inatçı aura : Genellikle aura denilen geçici nörolojik bozukluklar baş ağrısı başladıktan sonra geçer. Ancak bazen aura ağrı düzeldikten sonra da devam eder ve bir haftadan fazla sürebilir. İnatçı aura durumunda beyin mutlaka radyolojik olarak MR ile görüntülenmelidir ve beyinde doku hasarı veya başka herhangi bir sorun olmadığı teyid edilmelidir.

- Migrenöz infarkt (beyin damar tıkanıklığı) : Bir saatten daha uzun süren aura olduğu durumda olası beyin damar tıkanıklığı açısından bir nöroloji uzmanı ile görüşülmesi önerilir. Doktorunuz olası beyin damar tıkanıklığı ya da kanamasını dışlamak için için beyin görüntülemesi isteyebilir.

Migren tanısı nasıl konur ?
Migren, tanısı öyküye dayanılarak konan bir hastalıktır. Hastalarda fizik muayene ve nörolojik muayene bulguları, laboratuvar ve görüntüleme incelemeleri normaldir. Muayene ve diğer incelemeler beyne ait başka bir hastalık olup olmadığını anlamak için yapılır. Tekrarlayıcı baş ağrısı olan hastalara hiç olmazsa bir kez beyin görüntülemesi (beyin BT, beyin MR gibi) yapılarak migreni taklit edebilecek hastalıklar araştırılmalıdır.

Migrende, genellikle zonklayıcı ve sıklıkla tek taraflı, şiddetli baş ağrısı atakları görülür. Ağrı sırasında bulantı ve zaman zaman kusmaya rastlanır. Hastalar ışık ve ses gibi çevreden gelen uyaranlardan rahatsız olur. Migren ağrısı olanlar baş ağrına eşlik eden bu rahatsızlıklar nedeniyle günlük işlerini tamamlamakta zorlanırlar. Bu bulguların bir arada değerlendirilmesi tanı için önemlidir, fakat her atakta ve her hastada aynı bulgular bulunmayabilir.

Tanıya yardımcı olabilecek ID Migren testi, baş ağrısı yakınması olan hastalarda sorulması gereken 3 soruyu içeren bir testtir. Hastaya son 3 ay içerisinde 3 soru üzerinden yaşadıkları sorulur, migren testinde yer alan 3 sorudan 2'sine evet yanıtı veriyorsa hastanın migren olma olasılığı yüksektir.

Migren testinde sorulan sorular şunlardır :

1 - Baş ağrısı sırasında midenizde bulantı veya rahatsızlık hissettiniz mi ?

2 - Başınız ağrırken ışık sizi (baş ağrılarınızın olmadığı zamanlara göre çok daha fazla) rahatsız etti mi ?

3 - Son 3 ay içinde baş ağrınızdan dolayı günlük hayatınızı sürdüremediğiniz oldu mu ?

Migren nasıl tedavi edilir ?
Migren tedavisinde ilk süreç, migren hastasının şikayetleri doktor tarafından değerlendirildikten sonra klinik olarak tanı konulmasıdır. Uygun tedavi ile hastalar migren ataklarından kurtulabilirler. Migren tedavisinde migren tanısı konduktan sonra ağrılar seyrek ise; ağrı ataklarını geçirmeye yönelik kriz tedavisi planlanır. Haftada 1-2 kez veya daha fazla atak olduğunda koruyucu tedavi yapılmalıdır. Migren tedavisinde bazen sadece migreni tetikleyen faktörlerin (açlık, uykusuzluk, hormon kullanımı gibi) ortadan kaldırılmasıyla ağrı atakları kaybolabilir veya sıklığı, şiddeti azaltılabilir. Aynı şekilde uzman kontrolünde kullanılan ilaçlar da migren tedavisinde çok önemlidir.

Günde sadece bir kez doktor kontrolünde alınan ilaçlarla yıllar boyu ağrısız bir yaşam sağlanabilmektedir. Etkili bir baş ağrısı tedavisi için ilaçlar ve günlük yaşam rutininin değiştirilmesi çok önemlidir. Eğer günlük hasta yaşamını migrene göre planlamazsa sadece migren ilaçlarını kullanması fayda sağlamayacaktır.

Migren şikayeti yaşayan kişilerin geçmiş hikayesi incelenmeli, baş ve boyun bölge muayenesinin ardından nedene yönelik olarak kişiye özel bir tedavi planı çıkartılmaktadır. Muayene sırasında kas yapılarını incelemek gerekir. Boyun ve sırt bölgesindeki bir tetik nokta örneğin adale kasılması, kulunç girmesi de enseden başlayan, tek taraflı göz ve yüz ağrısına neden olabilir.

Hastanın su tüketimi, nasıl beslendiği, uyku düzeni, stres derecesi, çevresel şartları, gastrointestinal durumları belirlenmelidir. Çünkü fizyolojik bozukluklar da ağrının fazla algılanmasını sağladığı gibi ağrıyı tetikleyebilir. Günümüzde pek çok insan boyun ve sırt ağrısı yaşamaktadır ve bunlara ek olarak gelişen baş ağrıları da migren tanısıyla oldukça sık karıştırılmaktadır. Migren hastalığında beyin cerrahisi, nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi bölümleri ile multidisipliner bir yaklaşım gereklidir.

Migren olan bir hasta günlük yaşamında şu konulara mutlaka dikkat etmelidir :

- Baş ağrısı takvimi veya baş ağrısı günlüğü tutmak

- Az ya da fazla uyumamak

- Düzenli egzersiz yapmak

- Stres ile başa çıkma yollarını öğrenmek

- Uygun bir kiloya erişmek

- Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak

Migren İlaçları hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir ?
Migren tedavisinde ilaç kullanmak ilk akla gelen koruyucu yöntemlerden biri olsa da mutlaka uzman bir doktorun tavsiyesi ile alınmalıdır. Doğru migren ilaçları migren ataklarını sonlandırabilir.

Migren ağrınıza eşlik eden bir bulantınız da varsa bulantı ve migren ağrısını önleyen ilaçları bir arada kullanmak faydalı olabilir. Ancak eş, dost tavsiyesi ile migren ilacı kullanılmamalıdır. Arkadaşınıza iyi gelen bir migren ilacı size iyi gelemeyebilir.

Migren ilacı kullanıyorsanız dikkat etmeniz gerekenlerin başında ilacı her zaman yanınızda bulundurmanız gerektiğidir. Atak belirtilerini anlar anlamaz migren ilacını kullanmanızda fayda var. Ne kadar erken alınırsa o kadar etkili olur.

Fakat haftada 2- 3 gün migren ilacı kullanmak da bir süre sonra vücutta tolerans geliştireceği için migren ağrınızın nedeni haline gelmeye başlayabilir. Her yeni dozda ilacın etkinliği azaldıkça ağrı geri gelir, hastanın daha fazla ilaç almasına, ağrı kesici dozajının arttırılmasına ve dolayısıyla direncin daha da artmasına yol açar. Bu aşırı kullanım, ağrınızın azalmasını sağlamadığı gibi ilaca bağlı baş ağrılarını başlatarak migren tedavisini daha da zorlaştırabilir.

Eğer migren ilaçları işe yaramıyor ve ataklar çok sık ve şiddetli şekilde ilerliyorsa “koruyucu tedavi” denemelisiniz. Koruyucu tedavi sırasında alınan ilaçlar ağrı kesici ilaçlardan farklı olup, daha çok migren eşiğini yükseltmeye yöneliktir.

Migreni olanlar hangi egzersizleri yapmalıdır ?
Yapılan araştırmalar migrene iyi gelenler arasında hafif egzersizler yapmanın öneminin büyük olduğunu gösteriyor. Hafif egzersizler migren ataklarının sıklık ve şiddetini azaltabilir ve migrenin koruyucu tedavisinde faydalı olabilir. Migren ağrılarınız var ise sizi çok fazla yormayacak, düzenli bir aerobik egzersiz programı uygulayabilirsiniz. Bunun yanı sıra hayatınızda migren varsa jogging, yüzme, dans, bisiklet ve tempolu yürüyüş de tercih edebileceğiniz egzersiz seçeneklerinden.

Migren depresyona neden olur mu ?
Kronik migren ağrıları olan kişilerde depresyon ve anksiyete belirtilerine daha çok rastlanır. Kronik migrenin tanımı ise 3 ay süre ile, iki günde bir veya daha sık baş ağrılarına sahip olmanızdır. Migren ağrılarınız kronik olmasa da eğer depresyon ve anksiyeteye sahipseniz bu durum migren ağrılarınızın artmasına neden olur. Migren tedavisinde depresyon ve anksiyetenin de tedavi edilmesi çok önemlidir.

Hangi besinler migren atağına neden olur ?
Migrene neden olan besinleri peynirler ve tiramin içeren besinler şeklinde özetleyebiliriz. Tiramin, besin bekletildikçe, proteinlerin yıkılması neticesinde ortaya çıkar. Yıllandırılan yüksek protein içerikli besinlerde tiramin miktarı da artar. Özellikle peynirler ve şaraplar, alkollü içecekler ve işlenmiş etlerin bol tiremin içermesi nedeniyle migrene neden olduğunu söyleyebiliriz. Hangi peynirler migreni daha çok etkiler sorusunun cevabı ise yüksek tiramin içermeleri nedeniyle; Rokfor ve benzeri küflü peynirler (stilton, gorgonzola), Çedar, Beyaz peynir, Mozzarella, Permesan, İsviçre peyniri diyebiliriz.

Alkol : Kırmızı şarap, bira, viski ve şampanya migren dostudur. Migren ağrısını çabucak tetikleyebilir.

Gıda koruyucuları : Gıda koruyucuları içlerinde bulunan nitratların damarları genişletmesi nedeniyle migreni tetiklerler.

Soğuk gıdalar : Özellikle vücut ısısının yükseldiği egzersiz, yürüyüş esnasında ya da sıcak havalarda tüketilen soğuk havalar bazı kişilerde migren ağrısına neden olabilir. Özellikle alın ve şakaklarda hissedilen ağrı genellikle birkaç dakika sürer. Ayrıca çok soğukta kalmak da migreni tetikleyebilir.

Bunların dışında migrene iyi gelmeyen gıdaları şöyle sıralayabiliriz :

- Kuruyemişler ve kabuklu yemişler

- Tütsülenmiş (smoked) veya kurutulmuş balık

- Fırınlanmış mayalı yiyecekler (kek, ev yapımı ekmek, sandviç ekmeği)

- Muz, narenciye ürünleri (portakal, mandalina, turunç vb), kivi, ananas, frambuaz, kırmızı erik

- Bazı kuru meyveler (hurma, incir, üzüm)

- Et bulyon ile yapılmış çorbalar (Gerçek et suyu için geçerli değildir)

- Aspartam ve diğer tatlandırıcılar

Kafein migrene iyi gelir mi ?
Kafein migrene iyi gelir. Migren ilacınıza kafein eklemeniz ilaçların baş ağrısına karşı normalden daha fazla etki etmesini sağlıyor. Migren ilacı kullanırken kafein içeren ilaçlar kullanırsanız hem daha düşük dozda ilaç kullanır hem de ilacın daha etkili olduğunu görebilirsiniz. Ancak kafein içeren ilaçların da diğer tüm baş ağrısı ilaçları gibi çok fazla kullanılması rebound baş ağrısına (geri tepme baş ağrısı) neden olabilir.

Ayrıca kafein içeren ilaçlar faydalı olsa da kafein içeren gıdalar tavsiye edilmez. Kahve, çay, meşrubatlar veya çikolata kişiyi rebound baş ağrılarına (geri tepme baş ağrılarına) daha duyarlı hale getirebilir. Migren ilaçlarının tümü doktor gözetiminde kullanılmalıdır.


BURADA YAZANLAR BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR , TEŞHİS ve TEDAVİ İÇİN KULLANILAMAZ.
TEŞHİS ve TEDAVİ İÇİN UZMAN DOKTORA BAŞVURULMASI GEREKLİDİR.